sabahları tuvalet için bahçeye indiğimde annem izin veriyor ve bi süre orada yalnız kalıyorum.bazen izin vermeyince de kaçıyorum.annem de üstelemiyor,beni bırakıp eve çıkıyor.bahçenin her köşesini keşfediyorum ben de.
bazen kedileri kovalıyorum.bazen bir kaplumbağa ile arkadaşlık ediyorum.(evet evet bir kaplumbağa,bizim apartmanla komşu apartman arasında 6-7 yıldır yaşayan bir kaplumbağacık)
bazen dut ağacının altında eşeleniyorum tavuklar gibi.bazen de_ önceki gün keşfettim_ yan bahçeye atlıyorum.
ben özgürüm.
ben birbaşıma istediğim yere gidiyorum.
annem bu dönemin inat dönemim olduğunu ve beni biraz rahat bırakması gerektiğini söylüyor evdekilere.
bugünlerde evdekilerle özellikle de annemle hep hırlaşıyoruz.beni bi türlü anlamıyor.anlamadığı yetmezmiş gibi bir de yeni alışkanlıklar kazandırmak için diretiyor.öyle olunca ben de asileşiyorum.
hatta bi seferinde bileğini ısırır gibi yaptım,beni rahat bıraksın diye.
aaa kadın ağlamaya başladı.haydaa napcam şimdi ben.bi de beni suçlarcasına bakıyor.canını mı yaktım ki?üzüldüm şimdi ya...
neyse bi süre şımarmayayım bari.çünkü babama söylerken duydum ,beni eğitim kampına göndermeyi düşünüyor.ne ki orası ceza yeri gibi bişey mi acaba.
aman aman bu evde rahatım biyerlere gitmemek için biraz dikkat ediyim bari davranışlarıma.
ee yaşlı kadın yoruluyor tabii.
tahammülü azalıyor.anlayış göstermek gerek.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder